26 Kʒala 2026 - Mjaçxa


Ndğaneri nozit̆a: Yoxo k̆oçi var, k̆oçi yoxo omsk̆vanams.
Günün sözü: İsim, adamı değil, adam ismi güzelleştirir.
Gramer 47 - Lazca fonemler

47

Lazca Fonemleri

47.  Fonetik: Lazca Fonemleri

Bir dilin fonemlerini anlatırken “sert”, “yumuşak”, “ince”, “kalın” gibi empresiyonist (izlenimci) kelimeleri kullanırsak herkesin duygusu aynı olmadığı için anlaşmazlık olur. Hele Türkçede benzeri bulunmayan fonemleri bu tür kelimelerle anlatmak imkansızdır. Dilbilimsel terimler ile Lazca fonemlerini tasvir edelim.

İlk önce fonemleri, alfabe sırasına göre değil, boğumlama şekline göre sınıflandıralım.

47.1.Vuayel

(Halk dilinde sesli bazılarına göre ünlü)

Lazca vuayelleri, alfabesinde A, E, İ, O ve U  harfleri ile yazılan fonemlerdir. Bir vuayel tek başına heceyi oluşturabilir.

Örnek:
aşi altı
eçi yirmi
iri herkes
okosale süpürge
uça siyah

Vuayel, normal konuşmada ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Yani dilbilimsel terimle “sesli”dir. Ama fısıldanırken, ses tellerinin titreşimi olmaksızın telaffuz edildiğine göre “sessiz” olur. Lazca vuayelleri, dil ve dudakların durumlarına göre beş foneme ayrılırlar. Fonemler eğik çizgi ( / / ) arasına konurlar.

/i/ Dil sırtı, ortadamak ve öndamağa yaklaşır. Dudaklar fazla açmaz, hiç yuvarlaklaşmazlar.
/e/ Dil sırtı ortadamağa doğru az çok yükselir. Dudaklar fazla açmaz, hiç yuvarlaklaşmazlar.
/a/ Dil tamamen yatay kalır. Dudaklar açık. Çenelerin çok açılmaları şart değil, ama telaffuzu netleştirir.
/o/ Dil sırtının arka tarafı artdamağa doğru az çok yükselir. Dudaklar yuvarlaklaşırlar.
/u/ Dil sırtının arka tarafı artdamağa yaklaşır. Dudaklar yuvarlaklaşırlar.

47.2.    Konson

(Halk dilinde sessiz, bazılarına göre “ünsüz)

Konson, vuayel olmayan her fonemdir. Laz alfabesinde P, P̆, B, M vs. harfleri ile yazılır. Lazcada konson fonemleri vuayelsiz heceyi oluşturamazlar.

[Vuayelsiz heceleri olan diller de vardır. Örnek: Çekçenin vlk  kelimesi ( kurt <köpekgillerden hayvan>); Hırvatçanın rt kelimesi (burun <karanın denize doğru uzanmış kısmı>); vs.]

47.2.1. “Sessiz” ve “sesli”

Lazcada  P, P̆, T, T̆, Ʒ, Ʒ̆, Ç, Ç̆, Ky, K̆y, K, K̆, Q, F, S, Ş, X, H  harfleri ile yazılan fonemler, daima ses tellerinin titreşimi olmaksızın telaffuz edildigine göre “sessiz”dirler (halk dilinde “sert”).

B, D, Z̆, C, Gy, G, Z, J, Ğ, Y, R, L  harfleri ile yazılan fonemler ise fısıldamadan söylendiklerinde, daima ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edildiğine göre “sesli”dirler (halk dilinde “yumuşak”).

Kalan üç harf  M, N, V  ile yazılan fonemler ya “sesli” ya da “sessiz” olabilirler. (/m/ ve /n/ için bkz. 47.2.2. /v/ için bkz. 47.2.4.1.)

47.2.2. Genzel konson

Laz alfabesinde  M ve N harfleri ile yazılan fonemler, genzel konsonlardır. Ağızda dudaksıl veya dilsil kapantı varken akciğerlerden gelen hava genizden geçer.

47.2.2.1. /m/ fonemi

/m/ foneminin boğumlanma bölgesi, dudak arasıdır (dudaksıl).

Lazcanın bu fonemi, kelime başında sessiz konsonun önünde bulunduğunda sessizdir. Yani ses tellerinin titreşimi olmaksızın telaffuz

edilir. Uluslar arası fonetik işaretleri (UFİ) ile [] yazılır. UFİ, köşeli parantez ([ ]) içine konur.

Örnek: []
mç̆ita kırmızı
mk̆ule kısa
mpula bulut
mtuti ayı
mt̆ut̆a kül
msk̆veri geyik

Bunun dışında /m/ fonemi, ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Yani seslidir. UFİ ile [m] yazılır.

Örnek: [m]
mbuli kiraz
mcumu tuz
mgvana gübre
ma ben, beni, bana
mi kim, kimi
murunʒxi yıldız

/m/ foneminin sesli olup olmaması tamamen fonem bağdaşmasına bağlıdır. Bundan dolayı iki alofonu (Alofon: aynı fonemi oluşturan değişkenler) yazmak için tek bir harf yeterlidir.

43.2.2.   /n/ fonemi

/n/ foneminin boğumlanma bölgesi, alofona göre değişir: vuayel önünde bulunduğunda öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasıdır (öndamaksıl). Konson önünde bulunduğunda o konsonun boğumlanma bölgesi ile aynı yerdir.

Örnek:
öndamaksıl [n]
nana anne
ndğa gün
artdamaksıl  [ŋ]
ngola yayla
onktalu aktarmak, bulaştırmak

Bu fonemin sesli olup olmaması yine fonem bağdaşmasına bağlıdır. Kelime başında sessiz konson önünde bulunduğunda sessiz olup diğer yerlerde sesli olur.

Örnek:
sessiz []
ntxiri fındık
nʒa gök
sessiz []
nk̆ola kilit; anahtar

/n/ foneminin çeşitli alofonlarının tümü bağdaşmasaldır. Aralarında fonetik bakımından büyük farklılık göstermelerine rağmen bunları yazmak için tek bir harf yeterlidir.

47.2.3.    Genzel olmayan kapantılı konson

47.2.3.1.    /p/, //, /b/

Laz alfabesinde P, P̆ ve B  harfleri ile yazılan fonemler dudaksıldırlar (boğumlanma bölgeleri iki dudak arasıdır). /p/ ile /p̆/ sessizdirler. /b/ ise sesli. Peki, /p/ ile /p̆/ arasındaki fark nedir ?

/p/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri açık kalır. Dudaklar açılınca akciğerden gelen hava ağızdan çıkar. Arkasından bir vuayel gelirse dudaksıl kapantının açılışından bir an sonra ses telleri titremeye başlar.

// fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri kapalı bulunur. Dudaklar açılınca o zamana kadar ses telleri ile dudaklar arasında bulunan hava ağızdan fırlatılır. Arkasından bir vuayel gelirse dudaksıl kapantının açılışından bir an sonra ses telleri titremeye başlar. /p̆/ fırlatmalı bir konsondur.

/b/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri daima titreşimlidir. Dudaklar kapalı iken de açılınca da.

[Fransızcanın /b/ fonemi, aynen Lazcadaki gibi, daima ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Almancanın /b/ fonemi ise dudaklar kapalı iken titreşimsiz yani sessiz olup dudaksıl kapantının açıldığı andan beri ses tellerinin titreşimi ile telaffuz edilir. Her dilin kendilerine özgü fonem sistemi vardır. Aynı işaretlerin kullanılması çeşitli dillerin fonemlerinin tam aynı olmasını ifade etmemektedir.]

Örnek:
/p/ parpali kelebek
pimpili sakal
puci inek
/p̆/ p̆ap̆u dede
p̆ip̆ila çekirdek
p̆ici (1) gyu. ağız
(2) yul.  yüz <başın ön tarafı>
/b/ baba baba
bere çocuk
biç̆i erkek

[“Baba” kelimesinin Farsçası baba, Gürcücesi mama, Fransızcası papa, Yunancası babadır. Çeşitli diller arasında çocuk dilinden gelen kelimelerin tesadüfen benzeme ihtimalleri oldukça yüksektir.]

47.2.3.2.    / t/, //, /d/

Laz alfabesinde T, T̆ ve D harfleri ile yazılan fonemlerin boğumlanma bölgeleri öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasıdır (öndamaksıl). /t/ ile /t̆/ sessiz, /d/ sesli.

/t/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri açık kalır. Öndamak ile dil ucu arasındaki kapantı açılınca akciğerden gelen hava ağızdan çıkar. Arkasından bir vuayel gelirse bundan bir an sonra ses telleri titremeye başlarlar.

// fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri kapalı tutulur. Öndamak ile dil ucu arasındaki kapantı açılınca o zamana kadar ses telleri ile kapantı arasında bulunan hava ağızdan fırlatılır. Arkasından bir vuayel gelirse bundan bir an sonra ses telleri titremeye başlar. /t̆/ aynen /p̆/ gibi fırlatmalı bir konsondur.

/d/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri daima titreşimlidir.

Örnek:
/t/ toli göz
ti baş, kafa
tuta, mtuta ay
/t̆/ t̆aroni mevsim; hava
t̆uʒa sıcak
t̆ubi ikiz
/d/ da kız kardeş
dixa yer, arazi
doloxe içeri

47.2.3.3.    /ʒ/, /ʒ̆/, //

Laz alfabesinde ʒ, ʒ̆ ve  harfleri ile yazılan fonemleri tasvir etmeden önce örneklerini veriyoruz. Çünkü bu harfler Türk alfabesinde yoktur.

Örnek:
/ʒ/ mʒxuli armut
nʒa gök
ʒxeni, nʒxeni at
/ʒ̆/ ʒ̆ana yıl
ʒ̆iʒ̆ila yılan
ʒ̆amʒ̆ami kirpik
/z̆/ z̆iru gördü
gunz̆e uzun
nez̆i ceviz

Bu fonemlerin boğumlanma bölgeleri, öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasıdır (öndamaksıl). /ʒ/ ile /ʒ̆/ sessiz, /z̆/ seslidir.

/ʒ/ fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri açık kalır. Öndamak ile dil ucu arasındaki kapantı açılınca dil ucu, öndamağa oldukça yakın yerde kalıp çok dar hava geçiş yolunu bırakır. Akciğerden gelen hava bu yoldan geçerken ovma ile [s] konsonunu oluşturur. Arkasından bir vuayel gelirse dil ucu öndamaktan uzaklaşıp o vuayelin telaffuzu için gereken şekli alır. Aynı zamanda yani [s] konsonu bitince ses telleri titremeye başlarlar. Kapantılı olarak başlayıp ovmalı olarak biten bu tip fonemlere “afrike konson” denir.

/ʒ/ fonemi uluslararası fonetik işareti (UFİ) ile [ts] yazılır. Dikkat ediniz: bir kapantılı konson (örneğin [t]) ile arkasından gelen boğumlanma bölgesi aynı (veya çok yakın) olan bir ovmalı konson (bu örnekte [s]) birlikte otomatik olarak bir afrike konson oluşturmaz.

Bir örnek: Ordu'nun ilçelerinden biri Fatsa'dır. “Fatsa” kelimesinde, /t/ foneminin telaffuzu bittikten sonra ancak /s/ fonemininki başlar. Yani,

(1)   /t/ için öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasında kapantı olur.

(2)   Kapantı açılınca dil ucu bir kere öndamaktan uzaklaşıp az çok geniş bir hava geçiş yolunu bırakır.

(3)   Akciğerden gelen hava bu yoldan geçer (birinci hecenin sonu).

(4)   Dil ucu yeniden öndamağa yaklaşıp /s/ için çok dar hava geçiş yolunu oluşturur.

(5)   Akciğerden gelmeye devam eden hava, bu yolda ovma ile /s/ fonemini oluşturur.

Gördüğünüz gibi, Türkçe bilip de Lazca bilmeyenlere Lazcanın ʒ harfi Fatsa'nın “ts” si gibi okunur demek, dilbilimsel açıdan yanlıştır.

/ʒ̆/ fonemi, aynen /ʒ/ fonemi gibi kapantılı olarak başlayıp ovmalı olarak biten afrike bir konsondur. Ama fırlatmalıdır. Öndamağın ön tarafı ile dil ucu arasında kapantı olduğunda ses telleri kapalı tutulur. Kapantı açılıp öndamak ile dil ucu arasında çok dar hava geçiş yolu olunca o zamana kadar ses telleri ile kapantı arasında bulunan hava [s] konsonunu oluşturarak ağızdan fırlatılır. Arkasından bir vuayel gelirse öndamaktan uzaklaşıp o vuayelin telaffuzu için gereken şekli alır. Aynı zamanda, yani [s] konsonu bitince ses telleri tiremeye başlar. UFİ ile [ts'] yazılır.

// fonemi, telaffuz edildiğinde ses telleri daima titreşimlidir. Sesli ve afrike; UFİ ile [dz] yazılır.

47.2.3.4.    /ç/, /ç̆/, /c/

Laz alfabesinde Ç, Ç̆, C  ile yazılan fonemlerin boğumlanma bölgeleri, ön damağın orta veya arka kısmı ile dil ucu arasıdır (arkadamaksm: 4.8pt">

Örnek:
/ç/ eçi yirmi
çoderi bitmiş
maçinden hapşırıyorum
ç̆/ ç̆ami ilaç
ç̆umani sabah
manç̆aren yazabibiyorum
/c/ cori katır
cuma erkek kardeş
oncğore ayıp
ezmoce rüya

47.2.3.5.    / ky/, /k̆y/, /gy/

Laz alfabesinde ikişer harf ile yazılan /ky/, /k̆y/ ve /gy/ fonemlerinin boğumlanma bölgeleri, ortadamak artdamak sınırı ile dil sırtının orta kısmı arasıdır (ortadamak-artdamaksıl).

/ky/, sessiz, fırlatmasız, UFİ [ki]

/k̆y/, sessiz, fırlatmalı, UFİ [ki']

/gy/, sesli, UFİ [gi]

Bu üç fonem, Lazcanın Batı diyalektlerinde hiç rastlanmaz.

Örnek:
/ky/
kyona ışık
kyuntu hantal
/k̆y/ mk̆yapu çakal
/gy/ gyari, gyai yemek
gyobaz̆gu üstüne bastı
gyubams emziriyor

47.2.3.6. /k/, //, /g/

Laz alfabesinde K, , G harfleri ile yazılan fonemlerin boğumlanma bölgeleri alofona göre değişir.  

(1)   /a/, /e/, /o/, /u/ önünde: artdamak ile dil sırtının arka kısmı arası (artdamaksıl).

(2)   /i/ önünde: ortadamak ile artdamağın sınırı ile dil sırtının orta kısmı arası (ortadamak-artdamaksıl).

(/i/ önünde /k/ ile /ky/, /k̆/ ile /k̆y/, /g/ ile /gy/ fonemleri, fonetik farklılıklarını kaybedip fonoloji bakımından nötralize olurlar.)  

/k/, sessiz, fırlatmasız, UFİ [k] ~ [ki]

/k̆/, sessiz, fırlatmalı, UFİ [k'] ~ [ki']

/g/, sesli, UFİ [g] ~ [gi]

Örnek:
/k/ [k] korme, kotume tavuk
kva taş
kçe beyaz
kçini beyaz saçlı
/k/ [ki] çkimi benim
Turki Türk
/k̆/ [k'] k̆alati sepet
ok̆ovatu kesmek
k̆erk̆eli simit
/k̆/ [ki'] k̆ibri, k̆irbi diş
k̆inçi kuş
/g/ [g] guri yürek
gza yol
gamaçaman satıyorlar
gunz̆e uzun
/g/ [gi] ginze uzun xop. çxa
giskun, giçkin sen biliyorsun

[Türk alfabesinde kullanılan K harfi, iki ayrı fonemi göstermektedir. Biri, /k/, kar, kasa, katil, kanun gibi kelimelerde (halk dilinde kalın K). Öbürü, /ki /, kâr, kâğıt, imkân gibi kelimelerde (halk dilinde ince K).

İlk bakışta yazım kılavuzunun verdiği düşüncenin tam tersine kar ile kâr arasında var olan fonetik farklılığı, vuayelin değil, konsonundur. Türkçenin K'sı” ile başka dillerin benzer fonemlerini karşılaştırırken bunu daima aklımızda tutmamız gerekmektedir.]

[ Buna paralel olarak Türk alfabesinde kullanılan G harfi yine iki çeşit ayrı fonemi göstermektedir. Biri, /g/, gar, otogar, galiba, gayet vs. kelimelerde (halk dilinde kalın G); öbürü, /gi/, gâvur, rüzgâr, tezgâh vs kelimelerde (halk dilinde ince G).]

47.2.3.7.    /q/

Laz alfabesinde Q harfi ile yazılan fonemin boğumlanma bölgesi, artdamağın en arka kısmında küçük dilin bulunduğu yer ile dil kökü arasıdır (küçükdilsil).

Sadece Hopa ve Borçka diyalektlerinde bulunan bu fonem, sessiz fırlatmalı bir konson olup bazen kapantılı, bazen kapantısız telaffuz edilir. Üç çeşit serbest alofonu bulunmaktadır: kapantılı [q'], kapantılı afrike [qχ'] ve ovmalı [χ'].

Örnek:
qvinçi kuş
qoropa sevgi, sevda, aşk
qomuri erik
maqaqi su kurbağası
luqu lahana
qurz̆eni üzüm

47.2.4.    Ovmalı konson

[Ovmalı konson empresyonist terimle “fısıltılı, vızıltılı, ıslıklı, hışırtılı, hırıltılı” vs denilir.]

Lazcanın kapantısız konson fonemleri, boğumlanma şekline göre dört gruba ayrılır: ovmalı, yaklaşmalı, çarpmalı ve kenarsıl. Ovmalılardan başlayalım.

43.2.4.1.    Ovmalı /f/, /v/

/f/ foneminin boğumlanma bölgesi, üst dişler ile alt dudak arasıdır (dudakdişsil). Bu fonem sessizdir.

Örnek:
sift̆eri atmaca
farfalams ışıldıyor
ofidi, ofridi kaş

/v/ foneminin iki grup alofonu vardır. Biri dudak-dişsil (boğumlanma bölgesi üst dişler ile alt dudak arası); öbürü dudaksıl (boğumlanma bölgesi iki dudak arası).

(1)     Dudak-dişsil ovmalı

(a) sesli  UFİ/ IPA, [v]

Örnek:
ovro, orvo sekiz
vit on
gverdi yarım, yarı

(b) yarı-sessiz, yarı-sesli

/v/ fonemi, sessiz konson arkasında bulunduğunda, akciğerden gelen havanın dudak dişsil ovması başladıktan sonra ses tellerinin titreşimi başlar. Fonem, sessiz olarak başlayıp sesli olarak biter. [f] ile [v]'nin karışımı gibi bir duygu verir. Fonetik işareti kullanarak ya [  ] (sessizlenmiş [v]) ya [fv] ( [f ] gibi başlayan [v]) ya da [fv] ( [v] gibi biten [f]) yazılabilir. Bu tip bağdaşmada /v/ fonemi ile /f/ foneminin sınırı belli değildir.

Örnek:
mtvasen kar yağacak
mç̆k̆veri yul. kurumuş
nç̆veri gyu. kurumuş
msva (kuşlardaki) kanat
imçviru yul. yüzdü

(2)     Dudaksıl yaklaşmalı

Bazı yörede /k/, /k̆/, /g/, /q/, /ş/, /x/ ve /ğ/ konsonlarının arkasında bulunan /v/ fonemi /a/ (ve çok seyrek olarak /e/ ile /i/ ) önünde dudaksıl yaklaşmalı olarak telaffuz edilir. UFİ, [w].

Bu alofon telaffuz edildiğinde dudaklar /u/ vuayelini telaffuz edecekler gibi birbirine yaklaşıp yuvarlaklaşırlar. Hiç ovmalı değildir. [w] konsonu ile [u] vuayelinin telaffuzu o kadar yakın ki [w] için “yaklaşmalı konson” yerine “yarı vuayel” terimi de kullanılır.

Örnek: Pazar diyalektlerinde,
dopçxwi yıkadım
makwali yumurta
p̆t̆k̆ware söyleyeceğim
himus gwaşinen o hatırlıyor
pşware içeceğim
mçxwapa sıcak
Fındıklı diyalektlerinde,
gamatxweri evli (kadın)
Örnek:
/s/ sum üç
sk̆ani, skani senin
skums yumurtluyor
/z/ zuğa, mzuğa deniz
zeni düzlük
zeri ezilmiş

47.2.4.3.    /ş/, /j/

Laz alfabesinde  Ş, J  harfleri ile yazılan fonemler, arka-öndamaksıl ovmalı konsonlardır. /ş/, sessiz; UFİ, [∫], /j/ sesli; UFİ, [ʒ]. Bu fonemler telafuz edildiklerinde dil ucu alt dişlerden ayrılıp öndamağın orta veya arka kısmına yaklaşır.

Örnek:
/ş/ şuk̆a hıyar
şinums saygı gösteriyor
şums içiyor
/j/ jur iki
jin üst
mjora, bjora güneş

47.2.4.4.    /x/, /ğ/

Laz alfabesinde  X, Ğ  harfleri ile yazılan ovmalı fonemlerin boğumlanma bölgeleri, art damağın en arka kısmında küçük dilin bulunduğu yer ile dil kökü arasıdır (küçük-dilsil).

/x/, sessiz; UFİ, [χ], /ğ/ sesli; UFİ, [Ɣ]

Örnek:
/x/ xami bıçak
xe el
xinci köprü
xoci öküz
xuci, mxuci omuz
xvala yalnız
/ğ/ andğa bugün
ğeci domuz
ğormot̆i tanrı
ğura ölüm
ğvini şarap
ağust̆ozi ağustos

[Lazcanın /ğ/ fonemi, Türkçe'nin “yumuşak G” harfi ile hiç alakası yoktur. Türkçenin Anadolu diyalektlerinde bazen çeşitli alofonları karşılayan “yumuşak G” harfi, bugünkü İstanbul diyalektlerinde artık ovmalı konson karakterini kaybetmiş durumdadır. Düğme, öğle, öğrenci, yeğen gibi kelimelerde kullanılan “yumuşak G” harfini tamamen Y harfi gibi telaffuz etmeyen İstanbullu acaba kaç kişi kaldı? Bağlamak, çağdaş, sağlık, yağmur gibi kelimelerde kullanılan “yumuşak G” ise çoktan “vuayel uzatma işareti” olmuş olup herhangi konsonu karşılamamaktadır. Doğa, sığır, ağır, dağıtmak gibi kelimelerdeki “yumuşak G” harfi ise fonetik bakımdan hiç birşeye tekabul etmiyor gibi artık kelimenin etimolojisini andıran “arkeolojik eser” olmuştur.]

47.2.4.5.    /h/

Laz alfabesinde H harfi ile yazılan fonem, “mizmarsıl  (boğumlanma bölgesi ses telleri), ovmalı, sessiz” diye sınıflanır. Ama bu konsonun “telaffuzu” dudak veya dil ile bir şey yapmadan sadece “bir vuayeli telaffuz etmeden önce soluk vermek”tir. Bu konson için “henüz ses tellerinin titreşimi olmayan vuayel” ya da “fısıldanarak telaffuz edilen vuayel” de denebilir.

Örnek:
ho evet
hus, huy, haʒ̆i şimdi
hini, hentepe, hentere onlar, onları
uhuhu gyu. baykuş

[Mizmarsıl ovmalı sesli konson fonemi olan diller de vardır. Çekçe, Slovakça, Arapça vs. UFİ, [ɦ].]

47.2.5.    Yaklaşmalı konson

Laz alfabesinde K, K̆, G  harfleri arkasında bulunmayan Y harfi ile yazılan fonem, arka-ortadamaksıl yaklaşmalı sesli konsondur. Dil sırtının orta kısmı ortadamağın arka kısmına yaklaşır. Aynen [i] vuayelinin telaffuzu gibidir. UFİ, [j]. (Bunu /j/ fonemi ile karıştırmayınız! /j/ fonemi, UFİ ile [ʒ] yazılır.)

 [j] konsonu (/y/ fonemi) ile [i] vuayelinin telaffuzu o kadar yakın ki [j] için “yarı vuayel” terimi de kullanılır.

(Lazca fonoloji sisteminde iki çeşit daha yaklaşmalı konson vardır. [w] ile [ɹ]. [w] için bkz. 2-4-1. [ɹ] için bkz. 2-6. )

Örnek:
yali ayna
yulva doğu
imxoy fur.arş. yiyor

[Arka-ortadamaksıl yaklaşmalı sessiz konson fonemi olan diller de vardır: Almanca, Japonca vs.]

47.2.6.    Çarpmalı konson

Laz alfabesinde R harfi ile yazılan fonem, iki çeşit serbest alofondan oluşmaktadır. Biri, arka-öndamaksıl sesli çarpmalı konson (UFİ, [ſ]); öbürü, boğumlanma bölgesi aynı olan yaklaşmalı sesli konsondur ( UFİ, [ɹ]).

Çarpmalı alofon [ſ], en çok Çamlıhemşin ile Ardeşen diyalektlerinde duyulur. Bu alofon telaffuz edildiğinde dil ucu öndamağın orta veya arka kısmına bir kere çarpılır.

[Eğer dil ucu çok kez çarpılırsa titreşimli konson, [r], olur. Titreşimli [r], Rusça, İtalyanca gibi dillerde yaygındır. İspanyolca'da ise titreşimli [r] ile çarpmalı [ſ ], iki ayrı fonem oluşturmaktadır.]

Yaklaşmalı alofon [ɹ] telaffuz edildiğinde dil ucu öndamağın arka kısmına yaklaşıp bir yere değmeden arkadan gelen fonemi telaffuz etmek için gereken şekli alır.

Örnek:
ar bir
ora zaman, süre; hava
ragi tuzak
morderi, rderi büyük, büyümüş

[Çarpmalı konson veya titreşimli konson, bazı dilde sessiz olabilirler. Örnek: Türkçe'de “var”, “yapar”, “yer” vs. kelimelerinin sonunda bulunan /r/ fonemi.]

47.2.7.    Kenarsıl konson

Laz alfabesinde L harfi ile yazılan fonem, arka öndamaksıl kenarsıl sesli konsondur.

Kenarsıl olmayan /t/, /ʒ/, /c/, /s/, /ş/, /ky/ gibi fonemlerin telaffuz süresinde dil kenarları daima üst dişlere yapışık kalırlar.

Kenarsıl /l/ fonemi telaffuz edildiğinde, dil ucu öndamağın arka tarafına değerken, dil kenarları üst dişlerden uzaklaşıp akciğerlerden gelen havaya çift geçiş yolu verirler.

Örnek:
Lazi Laz
let̆a toprak
lu, luqu lahana
limxona, limxana bir tür eğrelti otu

47.2.4.2.    / s/, /z/

Laz alfabesinde S, Z harfleri ile yazılan fonemler, öndamaksıl ovmalı konsonlardır. /s/, sessiz; /z/ sesli. Bu fonemler telaffuz edildiklerinde dil ucu alt dişlere yapışır. Dil sırtının dil sırtına çok yakın kısmı, öndamağın ön tarafına yaklaşıp çok dar hava geçişini oluşturur. Akciğerden gelen hava buradan geçerken ovma ile /s/ veya /z/ konsonunu verir.

[ Türk alfabesinde kullanılan L harfi iki çeşit ayrı fonemi göstermektedir. Biri, “arkeoloji”, “kolay”, “fazla”, “anlam” gibi kelimelerde, öbürü, “alo”, “elâ”, “alâkâ”, “hilâl” gibi kelimelerde bulunmaktadır. “Türkçenin L'si” ile başka dillerin benzer fonemleri karşılaştırırken bunu hiç unutmamalıyız.]

[ Kenarsıl sessiz fonemi olan diller de vardır. Kabardayca, Tibetçe vs.] 

Tablo 64: Konson fonemleri ve alofonları

A*

B*

C*

D*

E*

F*

G*

H*

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kapantılı

 

 

genzel

 

Sessiz

 

 

   

                              

                                                                               

 

 

n                                  ŋ

 

 

Sesli

 

 

ne genzel

 

 

ne afrike

Sessiz

p

 

t

 

ky(1*)

k

 

 

 

Fırlatmalı

 

 

 

k̆y(1*)

 q(2*)

 

 

 

 

 

 q(2*)

 

Sesli

b

 

 

d

 

gy(1*)

g

 

 

 

Afrike

Sessiz

 

 

 

  ʒ

 

ç

 

 

 

 

Fırlatmalı

 

 

 

 

 

  ʒ̆

 

 ç̆

 

 

 

Sesli

 

 

 

  z̆

 

c

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

kapantısız

Ovmalı

 

Sessiz

 

f

  s

 ş

 

 

 x

h

 

Fırlatmalı

 

 

 

 

 

q(2*)

Sesli

 

 

v

  z

 j

 

 

 ğ

 

Yaklaşmalı

 

Sesli

 

w

 

 r

 

 r

 

  y

 

 

 

 

Çarpmalı

Sesli

 

 

 

 

 

 

 

Kenarsıl

Sesli

 

 

 

 l

 

 

 

 

*A: Dudaksıl
*B: Dudak-dişsil
*C: Öndamaksıl
*D: Arka-öndamaksıl
*E: Arka-ortadamaksıl
*F: Artdamaksıl
*G: Küçükdilsil
*H: Mizmarsıl (gırtlaksıl)
*(1) Yalnız Doğü diyalektlerinde
*(2) Yalnız Hopa ve Borçka diyalektlerinde


Mjora.Com Sözlük